preload preload preload preload

En İyi Doktor


21st Eylül 2015 Köşe Yazıları 0 Comments

Atalarımız, “En iyi doktor kimdir?” sorusunun yanıtını atalarımız bir atasözü ile vermişlerdir.
“En iyi doktor insanın kendisidir”
Son yüzyılda bilimin her alanında olduğu gibi tıpta da olağanüstü gelişmeler olmuştur. Tıp bilgilerimizin artması yanı sıra gelişen tıbbi teknoloji vasıtasıyla tıbbi uygulamalar da şaşırtıcı bir hızla ilerlemiştir.
Hastalıklar tanımlanmış, korunma yöntemleri bulunmuş, tanı yöntemleri gelişmiş, tedavide kullanılacak ilaçlar keşfedilmiş, mucizevî tedavi biçimleri yaşama geçirilmiştir.
Tüm bu gelişmelerin sonucunda daha az insan hastalanmaya başlamış, hastalanan hastalardan daha azı ölür olmuştur. Hastalıklardan kitlesel ölümler neredeyse tarihe karışmıştır.
Bu da beraberinde bir yanılsamayı getirmiştir: “Tıp artık sihirli bir alandır. İnsanlar sağlıkları konusunda, hastalıklarının tedavisi sırasında artık bir sorumluluk üstlenmelerine gerek yoktur. Kendini tıbba bıraktığında her şey tıp tarafından çözülür.”
Artık atalarımızın binlerce senedir söylediği; “En iyi doktor insanın kendisidir” sözünün geçerliği kalmamıştır.
Acaba öyle mi?
Kalp hastalıkları ve yüksek tansiyon ile sigara içmenin, hareketsizliğin ve fazla kiloların doğrudan ilişkili olduğunu biliyoruz. Tıbbi araştırmalar bunu bilimsel kanıtları ile biz sunmaktadır. Yine bildiğimiz bir şey var bu hastalıklar başladıktan sonra geri dönüş yoktur; ancak ilerlemesi durdurulabilir, vücutta yapabilecekleri hasarlar azaltılabilir. Sigara içmemeyi, kilo almamayı, egzersiz yapmayı sağlayacak olan insanın kendisidir. İnsan bunu yaptığında bu hastalıklara yakalanma riskini azaltacak buna rağmen hastalığa maruz kaldığında ilerlemesini, kendine zarar vermesini en aza indirecektir.
Şeker hastalığı metabolik bir hastalıktır. Yani şekerin vücutta kullanımında (metabolize edilmesinde) bir sorun vardır. Genetik yatkınlık hastalığın başlamasına zemin hazırlarken yanlış beslenme ve hareketsizlik ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Dengeli beslenme, egzersiz hastalığın oluşmasını engellemekte veya daha geçe bırakmakta, ortaya çıktığında da tedavisinin daha kolay olmasını sağlamaktadır.
Hastalıklar oluştuktan sonra tedavi aşamasında insanların, verilen ilaçları düzenli kullanmaları, doktoru tarafından yapılan önerileri yerine getirmeleri şüphesiz ki hastanın iyileşmesini kolaylaştıracak ve hastalığın hasar vermesini büyük ölçüde engelleyecektir.
Kronik hastalıklarda bu çok daha önemlidir. Şeker, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları gibi yaşam boyu tedavi gerektiren hastalıklarda ilaçların düzenli kullanımı yanında hastalığını olumsuz etkileyecek davranışlardan kaçınmak; hastalığın seyrini olumlu etkileyecektir. Tedaviye ve denilenlere uyumlu hastalar sıkıntısız yaşama şansını yakalarken tersine davranalar acılar çekecek ve yaşamlarını tehlikeye atacaklardır.
Örnekleri deneyimlerimizden yararlanarak çok daha fazla arttırabiliriz.
Görüldüğü gibi tıbbın bunca gelişmişliğine rağmen atalarımızın sözü hala geçerlidir. “En iyi doktor insanın kendisidir.”

  • Yorum Yaz

    * Required
    ** Email