preload preload preload preload

Doğumun Mevsimi


22nd Nisan 2012 Köşe Yazıları 0 Comments

14 yaşına kadar doğduğum köyde yaşadım; gaz lambalarının ışığı altında geçirdim geceleri, lüks lambalarının aydınlattığı düğünlerde ilk utangaç bakışımı fırlattım yavukluma. Karanlık sokaklarında yarıştım; pilli el fenerlerini yarıştırdım arkadaşlarımla.
Tohumu ektim toprağa ve büyümesi için çaba gösterdim, ürününü derledim kendi ellerimle. Diktiğim fidanın ağaç, güttüğüm mandanın yavru yaptığını gördüm. Eşeğimi anızlardan topladığım başaklarla besleyip büyüttüm; rüzgârla yarıştım sırtına çıkarak.
Ağaçlar, gölgesinde otlattığımız hayvanları gölgesinde serinletirken dalları bizim oyun bahçesi oldu.
Gönen Çayı hayvanlarımızın susuzluğunu giderir, serinletirken bize de sundu cömertçe yüzmeyi öğrenme fırsatını ve yaşamasını yüzmenin coşkusunu.
Kurbağalar ilk haber verirdi baharın geldiğini; yeşillenen çayırlar ise bin bir renkli çiçeği ve böceği ile görünür hale getirirdi…
Başağa duran ekinler eşlik etti ardından ve insanın sadık yâri kara toprak işlenmeye başlanırdı yediden yetmişe herkes tarafından.
Yaşlılar, cemreler düşünce suya, toprak ve havaya ve de uyanan doğanın coşkusuna tanık olunca Azrail’in tatile çıktığına inanırdı; çünkü bu kışı da çıkarmışlardı ve ölümün mevsimi yerini doğumun mevsimine bırakmıştı…
Sevgili Cafer Gürbüz’ün bu köşede konuk olan yazısında vurguladığı gibi döngüsel zaman tüm varlığını hissettiriyor ve yaşamımız böyle akıp geçiyordu. Emperyal zaman girişimleri henüz köyün sınırları içinden giremiyordu.
Derken medeniyet önce elektrik olarak sızdı köyümüze. Büyük bir sevinçle karşıladık; her yer ışıl ışıldı. Ardından aletleri sökün etti; yaşam modernleşmeye başladı.
Traktörler sadık yârin, toprağın bağrını deşmeye başlayınca mandalar, öküzler, inekler terk ettiler birer ikişer…
Kullanılan su, eklenen gübre, çeşitlenen ilaçlar emperyal zamanın hızlıca insanları ele geçirmesini kolaylaştırdı.
Tarımın makineleşmesi, endüstrileşmesi kazancı bir miktar arttırdı ve televizyon bir yandan köy kahvelerindeki ve evlerdeki sohbeti bitirirken tüketimin ne kadar harika bir şey olduğunu pompaladı insanların beyinlerine.
Yazıyı oluşturduğum köyümde artık emperyal zaman insanlarımı büyük ölçüde esir almış durumda ve doğanın içinde, denizde olup da denizin farkına varmayan balık misali yaşamaktadır.
Ve doğa, milyonlarca yıldır yaptığı gibi bahar mevsimini doğum mevsimi olarak tüm canlılara sunmakta, döngüsel zamanın şaşmaz tiktaklarını sürdürmektedir…
Görsek de görmesek de…
Hissetsek de hissetmesek de…

Dr. Nedim İnce
Hasanbey Köyü / 22. 04. 2012

  • Yorum Yaz

    * Required
    ** Email