Geçen hafta Aliosman Paş Serpen yazısı ile dayımı bu dünyadan uğurlamıştım. Yazıyı okuyan dostlarım acımı paylaşarak azalmasına katkı sundular. Teşekkür ediyorum dostlarım hepsine. Bununla da yetinmeyip sizlerle paylaşmazsam haksızlık yapacağımı düşündürten yorumlar da kaleme aldılar.
Sevgili Nur Kayatürk: “”ancak hikayesi anlatılan insanlar var olur” diyor yazar.
Gerçekten de dayıcığın büyük büyük işler yapmamış, insanmış.
ne mutlu ki güzel insanmış. Hikayesi de çok güzel.
Sana teşekkür ediyorum. insanlık değerlerini hatırlattığın için.” Diyerek acımızı paylaşıyor.
Sevgili Mehmet Zeki Güneş ve Cevdet Akgün ise bir yandan rahmet dilerken diğer yandan “büyük insanlık” üzerine yazıyorlar.
Mehmet Zeki Güneş: “O büyük büyük bir insan olmuş Nedim. Ne mutlu ona ve sizlere. Işıklar içinde yatsın”
Cevdet Akgün: “O, çok büyük insanlardan değilmiş. Bizim gibi sıradan bir hayatmış… Hayatın en kutsalı sıradan insanlar değil mi?! Nazım Hikmet’in dediği gibi :
Onlar ki toprakta karınca,
suda balık,
havada kuş kadar
çokturlar;
……………..
yaratan ki onlardır,
destanımızda yalnız onların maceraları vardır.”
Ve devam diyorlar: “Sıradan insan olabilmek, ne büyük bir meziyettir, öyle değil mi
be Cevdet? Bir büyüklük var yani ortada. “
“Tam da dediğin gibi Zeki… “
Bunlardan habersiz Sevgili Ethem Dinçer’de bu konuyu yazıyor: ‘büyük insanlığın’ bir parçası ölmüş:( baş sağlığı diliyorum…”
Sevgili Sinan Küçükali ise üzüntüsünü dile getirirken; “çok üzüldüm,tariflediğin dayın gibi iyi insanların azalmasına daha da üzüldüm..” ifadelerini kullanmış.
Sevgili Emin Demirci dayısını yeni kaybetmiş biri olarak duygularını sıcak bir şekilde aktarmış:“Değerli arkadaşım, mailinden yeni haberdar oldum ve çok duygulanarak ve hatta 29 nisan pazar gününü düşünerek, duyarak okudum. Başın sağolsun, geride kalanlara sabırlar dilerim. Bir ay kadar önce , ben de tek dayıcığımı kaybetmiştim. Geçen pazar ise, bir kalp krizi atağı nedeniyle, tüm günümü hastanede geçirdim. Bu mevsimde, normalden kat kat fazla olan, belediye hopörlerinden verilen ölüm anonslarını duydukça, defolular eleniyor hissine kapılıyordum. Yazını okuyunca, söylenmedik söz kalmadığını bir kere daha anladım. Yüreğine ve eline sağlık! Hoşça kal”
Sevgili Muzaffer Özkan ise hislerini olduğu gibi dile getirmekten çekinmemiş: “En büyük acı, ölüm acısını ne güzel ifade etmişsin. Yazını okurken gözlerim doldu. Sonunda dayanamadım ve ağlayarak birkaç kez okudum. O nesil bütün zorluklara, imkansızlıklara rağmen kendilerini ve ülkeyi yoktan var etmişlerdir.”
Yazıyı sevgili Kudret Ünal’ın felsefi yorumu ile bitirmek istiyorum: “Ölüm bence sonsuz yaşamın bir evresi, sadece boyut değiştirmek… Geride kalanlarla yol arkadaşlığını sona erdirmek, önceden gidenlere kavuşmak gibi bir şey. Işıklar aleminde kaç kez harman olacağız, kaç kez ayrışacağız,kaç kez yolumuz kesişecek bilemiyoruz…”
Tüm dostlarımın yüreğine, aklına, kalemine sağlık…
Dr. Nedim İnce
Mersin / 08. 05. 2012






Son yorumlar